Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya

Kıbrıs zirvesi Cenevre’de başladı, ilerleme sağlanacak mı?

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çağrısı üzerine İsviçre’nin Cenevre

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çağrısı üzerine İsviçre’nin Cenevre kentinde Kıbrıs için düzenlenen gayri resmi görüşmeler başladı. Görüşmelere Kıbrıs Cumhuriyeti ve adadaki Türk yönetiminin temsilcileri ile garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere katıldı.

Guterres’in ev sahipliğinde yapılan toplantıya Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Kıbrıs Türk toplumu lideri Ersin Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ile İngiltere’nin Avrupa ve Kuzey Amerika’dan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty katılıyor.

İki devletli çözüm istediğini söyleyen Türk tarafı, Cenevre toplantısının yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak görülmeyeceğini vurguluyor. Kıbrıs Cumhuriyeti ise Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri çerçevesinde yeni bir müzakere sürecinden yana olduğunu, 2017’de yapılan görüşmelerin kaldığı yerden devam etmesini istediğini kaydediyor.

Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin en son girişim 2017 senesinde İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yapılmıştı.
Adadaki Türk yönetmi 2021’de yaptığı açıklamayla bir daha “federasyon” temelli bir çözümü müzakere etmeyeceğini açıklamıştı. Guterres, tıkanıklığı aşmak için 2024 yılında Kıbrıs için özel temsilci atamış ancak temsilcinin altı aylık temasları sonunda yazdığı rapor, yeni bir müzakere zemininin olmadığı görüşünü yansıtmıştı. BM Genel Sekreteri, 15 Ekim 2024’te Tatar ve Hristodulidis ile New York’ta bir araya gelmiş ve genişletilmiş formatta bir toplantı yapmak istediğini iletmişti.

‘İki devlet gerçeği kabul edilmeli’

Ankara’daki diplomatik kaynaklar, Cenevre’de yapılan görüşmelerde Kıbrıs meselesinde ileriki döneme ilişkin görüş alışverişinde bulunulduğunu kaydediyor: “Bu itibarla, söz konusu toplantı, hiçbir surette ‘geçmiş müzakere süreçlerinin devamı’ veya ‘yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı’ niteliği taşımamaktadır.”

Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, BM parametreleri çerçevesinde federasyon temelli çözüm girişimlerinin sonuç vermediğini ve adada “iki ayrı devlet ve iki ayrı halk” olduğu gerçeğinin kabul edilmesi gerektiğini vurguluyor. Kaynaklar, sorunun çözümüne yönelik resmi müzakerelerin başlatılabilmesi için Kıbrıs Türkleri’nin özden gelen haklarının, yani egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün uluslararası toplum tarafından tescil edilmesi gerektiğini vurguluyorlar.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da zirveye “yapıcı bir anlayışla” gittiklerini ancak “AB çatısı altında iki devletli bir formül” müzakere etmek istediklerini kaydetti. Tatar, adadaki iki devletli sistemin kökleştiğini ve kimsenin yeni bir macera aramaması gerektiğini kaydetti.

‘Federasyon temelli müzakere’

Hristodulidis ise 8 Mart’ta Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Cenevre’ye “net bir planla” gittiğini kaydetti. Kıbrıs Cumhuriyeti lideri, 2017’de sonuca ulaşmayan Crans Montana görüşmelerinin kaldığı yerden başlamasını istediklerini belirtti.

Son açıklamasında da yapıcı bir tutumla toplantıya katılacağını ancak BM Güvenlik Konseyi kararlarında yer aldığı şekliyle iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon temelli müzakere dışında bir seçeneği kabul etmeyecekleri mesajını verdi. Hristodulidis, adada tek egemen ve uluslararası temsiliyeti olan devletin yaşaması gerektiğini da kayda geçirdi.

Ne olmuştu?

Crans Montana görüşmelerinde taraflar ekonomi, Avrupa Birliği (AB), mülkiyet, yönetim-güç paylaşımı, toprak ile güvenlik ve garantilerden oluşan altı temel başlığı müzakere ettiler.

Tarafların üzerinde anlaşma sağlayamadıkları en önemli unsurlar arasında garantörlüğün devamı var.

Kıbrıs Cumhuriyeti “sıfır asker sıfır garanti” olarak tarif ettiği yaklaşım çerçevesinde adadaki Türk askerlerinin belirli bir zaman diliminde çekilmesinde ısrar etti. Türk tarafı ise bu talebi kabul etmedi.

Dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Crans Montana toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, BM parametrelerinin artık çöktüğünü, Kıbrıs Cumhuriyeti ile Ankara’nın yeni bir yol haritası oluşturacağını açıklamıştı. Yeni yol haritasını 2021’de açıklayan Tatar, Kıbrıs Türkleri’nin eşit egemenliği ve uluslararası eşit statüsünün kabul edilmediği hiçbir durumda yeni bir müzakere sürecine başlamayacaklarını kaydetmişti.

Adanın kuzeyinde 1983’te ilân edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) Türkiye dışında hiçbir ülke tanımıyor.